İrfan Demir

Ne sahibim bu yerde ne kiracı, Sadece bir ömürlük misafirim ben.

Bizden sonra doğanlara

Gerçekten, karanlık bir devirde yaşıyorum!

İyimser sözler ahmaklıktır. Kırışıksız bir alın

Kanıtıdır vurdumduymazlığın. Gülen

Korkunç haberi almamış demektir henüz.


Nasıl bir çağdır ki bu,

Ağaçlardan bahsetmek neredeyse suç

Değil mi ki birçok alçaklığa suskun kalınıyor.

Orda ağırdan sakince caddeyi geçen

Artık neredeyse erişilmezdir

Zorda kalmış arkadaşları için.

Doğrudur: Geçimimi sağlıyorum

Ama inanın: Bu bir rastlantı yalnızca. Yaptığım

hiçbir şey hak vermiyor karnımı doyurmaya

tesadüfen ayaktayım. (Şansım dönerse, hapı yutarım)

Diyorlar ki: Ye, iç sen! Sevin, sahip olduğun için.

Fakat nasıl yer içerim ki, yiyeceğimi kaparsam

bir açın ellerinden ve

bardağımdaki su bir susuzda yoksa?

Ama gelin görün ki yiyip içiyorum yine de ben!

Ben de bilge olmak isterdim.

Eski kitaplarda yazılıdır bilgeliğin ne olduğu:

Dünya kavgalarından uzak durmak ve ömür denen kısa dönemi

korkusuz geçirmek;

şiddete başvurmadan

kötülüğe iyilikle karşılık vermek;

düşlerini gerçekleştirmek değil unutmak

bilgelik olarak kabul ediliyor.

Tüm bunları yapamıyorum

Gerçekten, karanlık bir devirde yaşıyorum!

 

II

Şehirlere düzensizlik döneminde geldim

hükmünü yürütüyordu yoksunluk.

İnsanların arasına isyan günlerinde karıştım

ve onlarla birlikte öfkelendim.

İşte böylece geçip gitti

ömrüm benim.

Yemeğimi iki savaş arası yedim

Katiller arasında yattım uykuya

Görmezden gelip özensizce yaklaştım aşka

ve doğaya sabırsız baktım.

İşte böylece geçip gitti

ömrüm benim.

Yollar bataklığa gidiyordu benim zamanımda.

Konuştuğum dil ele veriyordu beni.

Elimden gelen çok azdı. Fakat hükmedenler

daha güvende hissediyorlardı kendilerini bensiz, bunu ümit ettim

hep

İşte böylece geçip gitti

ömrüm benim.

Haklıların gücü azdı. Hedefse

çok uzakta.

Apaçık görünüyordu, benim ulaşmam

olanaksız olsa da.

İşte böylece geçip gitti

ömrüm benim.

 

III

Bizim battığımız dalgalardan

yükselecek olan sizler…

Siz, yükseleceksiniz

bizim battığımız dalgalardan.

Hatırlayın

zaaflarımızdan söz ederken

sizin kurtulduğunuz

karanlık çağı da.

Gidiyorduk yine de, pabuçlardan çok ülke değiştirerek

sınıf savaşları arasından, çaresizce

haksızlığın olup öfkenin olmadığı yerde.

Biliyoruz oysa:

Aşağılıklara duyulan nefret de

gerer yüz çizgileri.

Haksızlık karşısındaki öfke de

kısar sesi. Ah, biz

dostluk yolunu hazırlamak isterken

dost olmadık birbirimize.

Fakat siz, geldiğinde

insanın insana hem dert olduğu zaman

hoşgörüyle hatırlayın bizi.

Bertolt Brecht

Çeviren: Burçak Durmaz

30.5.2016 12:22:00

Turgay Demir - Atölye

27.6.2016 14:02:00

Merhaba demeden daha

27.6.2016 16:53:00

Mehtap Demir - Haleyli (Ya Nedir Allah)

9.5.2016 22:19:00

Turgay Demir Güneş Vurdu Dağlara

9.5.2016 22:24:00

Faruk Demir
Eski libas gibi

9.5.2016 22:28:00